Photobucket - Video and Image Hosting

Türk Tasarımcılar


03.03.07 (1:25 pm)   [edit]

ezber edilesi kitaplar

 
Muhittin SoÄŸukoÄŸlu
YTL.

BID8
Akışkanlar Mekaniği Problemleri
Muhittin SoÄŸukoÄŸlu
12 YTL.

BID20
Asansör-Yür&uum l;yen Merdivenler
E.Imrak-İ.Gerdemeli
15 YTL.

BID32
Bağlama Elemanları
Coşkun Kırmızı
15 YTL.

BID54
Buhar Tesisatı
Isısan
18 YTL.

BID60
CNC Metal iÅŸleme Teknikleri
Sadi AtaÅŸimÅŸek
28 YTL.

BID61
CNC Tezgahlar
Hasan Apaydın
15 YTL.

BID62
CNC Tezgahlar (Bilgisayar Destekli)
Mustafa Akkurt
20 YTL.

BID65
Çelik Döküm
Aram Ersümer
10 YTL.

BID67
Çelik Isıl İşlem Atlası
M.Ali TopbaÅŸ
30 YTL.

BID76
Çözüml&u uml; Isı Işınımı Problemleri
F.Osman Genceli
15 YTL.

BID77
Çözüml&u uml; Isı İletimi Problemleri
F.Osman Genceli
20 YTL.

BID78
Çözüml&u uml; Isı Taşınım Problemleri
F.Osman Genceli
20 YTL.

BID803
Denizcilik Meteoroloji
Ümit Çevik
14 YTL.

BID849
DiÅŸli Çarklar ve Redüktörleri
M.Güven Kutay
YTL.

BID99
Doğalgaz Tesisatı
UÄŸur Köktürk
25,5 YTL.

BID160
Endüstriyel Ölçme-Kalibra syon
İsmail Binici
10 YTL.

BID853
Gemi HidrostatiÄŸi ve Stabilitesi
Hüseyin Yılmaz
22 YTL.

BID824
Gemi İnşaatı
Ümit Çevik
16 YTL.

BID170
Gemi Makinaları C2
Fahrettin KüçükÅŸa hin
24 YTL.

BID865
HİDROJEN
Neşe DERİŞ
7 YTL.

BID194
Hidrolik Pnömatik
Faruk Kartal
7 YTL.

BID193
Hidrolik Pnömatik
İsmail Karacan
11 YTL.

BID844
Isı Değiştiricileri
Prof.Dr. Osman F. Genceli
22 YTL.

BID201
Isıtma Tekniği
UÄŸur Köktürk
30 YTL.

BID202
Isıtma Tesisatı
Isısan
23 YTL.

BID204
İçten Yanmalı Motorlar
Safgönül-SoruÅŸ bay-Arslan
YTL.

BID206
İklimlendirme Tekniği C1
UÄŸur Köktürk
17 YTL.

BID207
İklimlendirme Tekniği C2
UÄŸur Köktttrk
20 YTL.

BID208
İklimlendirme Tekniği C4
UÄŸur Köktürk
23 YTL.

BID209
İklimtendirme Tekniği C3
UÄŸur Köktürk
21 YTL.

BID214
İmal Usulleri
Anık-Dikicioğlu- Vural
16 YTL.

BID221
Kalıpçılık TekniÄŸi Kesme Kalıplar
Hüseyin Kurt
13 YTL.

BID222
Kalite Kontrol (Excel Destekli)
Mustafa Akkurt
30 YTL.

BID223
Kalorifer Tesisatı C1
UÄŸur Köktürk
18,5 YTL.

BID224
Kalorifer Tesisatı C2
UÄŸur Köktürk
27,5 YTL.

BID227
Kaynak TekniÄŸi Parametre Tablo
Anık-Vural
5 YTL.

BID228
Kaynak Teknolojisi El Kitabı
Anık-Vural
YTL.

BID229
Kaynak Teknolojisinin Esasları
Eryürek-Bodur
15 YTL.

BID235
Klima Tesisatı Tekniği
UÄŸur Köktürk
28,5 YTL.

BID250
Makina Bilgisi
Mustafa Akkurt
33 YTL.

BID251
Makina DinamiÄŸi
Fuat Pasin
9 YTL.

BID254
Makina Elemanları
DerviÅŸ Düzgün
YTL.

BID255
Makina Elemanları 1-2
Mustafa Akkurt
35 YTL.

BID263
Makina Elemanları Problemleri
Mustafa Akkurt
20 YTL.

BID868
MAKİNA ELEMANLARI TASARIMI
Ahmet ÇETİN CAN
25 YTL.

BID265
Makina Konstrüks.Güvenilirlik
Mustafa Akkurt
15 YTL.

BID266
Makina Konstrüksiyonuna GiriÅŸ
Özdemir Bengisu
14 YTL.

BID267
Makina MühendisliÄŸi El Kitabı C1
UÄŸur Köktürk
38,5 YTL.

BID268
Makina MühendisliÄŸi El Kitabı C2
UÄŸur Köktürk
38,5 YTL.

BID269
Makina Tasarımı ve Şekillendirme
İsmail Cürgül
16 YTL.

BID270
Makinacının Rehberi
Güven Kutay
25 YTL.

BID852
Makine Elemanları ve Çözüml&u uml; Problemleri Cilt 2
İsmail Cürgül
25 YTL.

BID867
MALZEME BİLGİSİ
Ahmet ÇETİN CAN
20 YTL.

BID272
Malzeme Bilgisi Problemleri
Oktay Bodur
10 YTL.

BID273
Malzeme Bilgisi ve Muayenesi
S.Anık-M.VuraI
YTL.

BID277
Mekanik TitreÅŸimler
Tuncer Toprak
13 YTL.

BID278
Mekanik TitreÅŸimler
Fuat Pasin
7 YTL.

BID279
Mekanizma TekniÄŸi
İ.Deniz Akçalı
10 YTL.

BID280
Mekanizma TekniÄŸi
Eres Söylemez
YTL.

BID294
Mollier Diyagramı
-
3 YTL.

BID295
Motorlu Araçlar Cilt 1
Mustafa Demirsoy
20 YTL.

BID825
Motorlu Araçlar Cilt 2
Mustafa Demirsoy
20 YTL.

BID830
Motorlu Araçlar Cilt 3
Mustafa Demirsoy
20 YTL.

BID839
Mukavemet Çözüml&u uml; Problemler Cilt 1
Prof.Dr. Mehmet H. Omurtag
25 YTL.

BID851
Mukavemet Çözüml&u uml; Problemleri Cilt 2
Prof.Dr. Mehmet H. Omurtag
25 YTL.

BID298
Mukavemet(Çöz ümlü Problemler)
M.Savcı-A.Arpacı
23 YTL.

BID302
Mühendislik Ekonomisi
Alim Işık
18 YTL.

BID838
Mühendislik TermodinamiÄŸi
Doc.Dr.Muh. Eyüp Öztürk
25 YTL.

BID315
Otomotiv Terimler SözlüÄŸü
Abdullah Demir
15 YTL.

BID319
Ölçme TekniÄŸi
F.Osman Genceli
19 YTL.

BID320
Örneklerle Isı GeçiÅŸi
Halıcı-Günduz
YTL.

BID869
PLASTİK MALZEME TEKNOLOJİSİ VE KALIP TASARIMI
Selma AKKURT
YTL.

BID329
Plastik ve Metal Kalıpçılık TekniÄŸi
Sadi AtaÅŸimÅŸek
25 YTL.

BID334
Pompalar
A.Turan Gökelim
10 YTL.

BID370
Sıhhi Tesisat C1
UÄŸur Köktürk
25 YTL.

BID371
Sıhhi Tesisat C2
UÄŸur Köktürk
26 YTL.

BID373
SoÄŸutma TekniÄŸi C1
UÄŸur Köktürk
32 YTL.

BID374
SoÄŸutma TekniÄŸi C2
UÄŸur Köktürk
23,5 YTL.

BID375
SoÄŸutma TekniÄŸi C3
UÄŸur Köktürk
21 YTL.

BID382
Statik(Meriam)
Erdoğan-Savcı-Toprak
15 YTL.

BID395
Takım Tezgahları Problemleri
Mustafa Akkurt
13 YTL.

BID394
Takım Tezgahları Talaş Kaldırma
Mustafa Akkurt
20 YTL.

BID401
Teknik Cep Kitabı
Mustafa Esentepeli
6 YTL.

BID402
Teknik Formüller
Mustafa Esentepeli
6 YTL.

BID403
Teknik Resim
Hamit Küçük
13 YTL.

BID404
Teknik Resim C1
Mustafa Bağcı
12 YTL.

BID405
Teknik Resim C2
Mustafa Bağcı
15 YTL.

BID429
Termodinamik C2
A-Rasim Büyüktür
12 YTL.

BID430
Termodinamik Tablolar
Yusuf Sezen
2 YTL.

BID431
Tesisat Hesaplama Kuralları
Etem Sait Öz
5 YTL.

BID437
Transport TekniÄŸi C1
Mustafa Demirsoy
15 YTL.

BID801
Transport TekniÄŸi C2
Mustafa Demirsoy
15 YTL.

BID438
Transport TekniÄŸi C3
Mustafa Demirsoy
15 YTL.

BID439
Transport TekniÄŸi Problemleri
İsmail Cürgül
16 YTL.

BID441
Turbo Makinalarda Akış
Eyüp Öztürk
10 YTL.

BID442
Türbin Motor AerodinamiÄŸi
Eyüp Öztürk
11 YTL.

BID475
Yapıda Sıhhi Tesisat
C.Sıdal-E.Oz
YTL.

09.22.06 (6:08 am)   [edit]

TÜRK TASARIMCILAR

Photobucket - Video and Image Hosting

 

Ürün tasarımı, konstrüksiyon resmi , yapım resimleri, standard baÄŸlantı elemanları , çizimleriniz, tasarımlarınız ,ürün geliÅŸtirme , tasarımı , prototip , kalıp ve seri imalatıyla ilgili her türlü hizmet ve ürün taleplerinize en uygun teklifi alabilmek için günlerce zaman kaybetmeyeceksiniz;

Ticari talep konuları:

  • Ürün geliÅŸtirme ve endüstriyel ürün tasarım hizmetleri
  • Mühendislik analizi , CAE hizmetleri
  • Özel amaçlı makine tasarımı , kalıp tasarımı
  • 3 Boyutlu tarama ve tersine mühendislik hizmetleri
  • Her türlü kalıp tasarımı (Plastik Enjeksiyon, Sac metal derin çekme ve kesme, metal enjeksiyon...)
  • CAD/CAM/CAE yazılım ve donanım tedariki
  • öÄŸrenciler için tez konuları ödev konuları
  • her türlü tasarım ve çizimleriniz
turkish designers:
turkishdesigners@gmail.com
08.25.06 (11:58 am)   [edit]

Photobucket - Video and Image Hosting
07.23.06 (4:08 am)   [edit]

Formula G

güneÅŸ enerjisiyle çalışan araçların yarışı olan formula G,
tübitak ve formula 1 sahibi ve üniversitelerin iÅŸbirliÄŸiyle
istanbul park pistinde dün gerçekleÅŸti. gerçekten orjinal
tasarımlar sergilendi. dünyada ilk kez Formula-1 pistinde yapılan
güneÅŸ arabaları yarışı ünvanına sahiptir.

Yarışmaya 13 üniversiteden, 1 liseden katılım olmuÅŸtur. Toplam
araç sayısı 16 idi.

   1. ODTÜ, ODTÜ Robot TopluluÄŸu, MES-e Aracı
   2. Atılım Üniversitesi, Hasat-Atılım Ekibi, Hasat Aracı
   3. Yeditepe Üniversitesi, 7TP Takımı, Yugat Aracı
   4. Sakarya Üniversitesi, Saguar Aracı
   5. ODTÜ, ODTÜ Takımı, Solarcar Aracı
   6. Ankara Üniversitesi, Hitit GüneÅŸi Takımı, Günebakan Aracı
   7. Dokuz Eylül Üniversitesi, Solaris Takımı, Erke Aracı
   8. Yıldız Teknik Üniversitesi, YTU-GESK Takımı, Barracuda
Aracı
   9. Kocaeli Üniversitesi - Elektrik Fakültesi, Ceryan Takımı,
Körfez Yıldızı Aracı
  10. Kocaeli Üniversitesi - Mekatronik Fakültesi, Türk Mekatronik
Takımı, Gayret Aracı
  11. Gazi Üniversitesi, Günsonic Aracı
  12. İstanbul Teknik Üniversitesi, İTÜ GAE Takımı, ARIba-I ve
ARIba-II Araçları
  13. Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü - Sabancı Üniversitesi,
Energy-1 Aracı
  14. İnönü Üniversitesi, TATO Takımı, BUG Aracı
  15. İzmir Amerikan Lisesi, ACI Aracı
  16. Süleyman Demirel Üniversitesi, ISPARTA Takımı, Solarsonic
Aracı

yarışı ODTÜ Robot TopluluÄŸu (ORT) kazandı
07.23.06 (3:48 am)   [edit]

Pro/ENGINEER Wildfire 3.0

Pro/ENGINEER Wildfire 3.0 kiÅŸisel ve proses verimliliÄŸinizi geliÅŸtirir, size ve ekibinize daha hızlı ve zekice çalışma imkanı tanır. İşte yüzlercesi arasından ilk 10 neden.

1. Daha Hızlı Montaj
Ürünleriniz daha karmaşık ve kompleks hale geldikçe, montajlarınızı daha kolay oluÅŸturmak ve modifiye etmek için çeÅŸitli araçlara ihtiyaç duyarsınız. Åžimdi Pro/ENGINEER Wildfire 3.0 sayesinde komponentllerinizi 5 kat daha hızlı montaj yapabileceksiniz. Yeni 'multi-threaded assembly retrieval' özelliÄŸi ve Windows 64-bit OS desteÄŸi sayesinde, hem bilgiye daha hızlı ulaÅŸacak, hem de daha yoÄŸun bilgiyle çalışabileceksin iz.

2. Daha Hızlı Teknik Resim
Åžimdi teknik resimlerinizi 3D gerçek görünüÅŸle r (shaded views) ekleyerek zengin-leÅŸtirebilirsiniz . Bu görünüÅŸle r teknik resimdeki çeÅŸitli belirsizlikleri ortadan kal-dırarak, dizayn konseptinizin daha hızlı anlaşılmasını saÄŸlar. Bunun yanında Pro/ENGINEER Wildfire 3.0, okları çevirmek, ölçüleri çakıştırmak ve görünüÅŸle ri ölçeklemek gibi birçok sıkıcı operasyonunu otomatize ederek teknik resim oluÅŸtur-manızı hızlandırır. Dolayısıyla önceki Pro/ENGINEER versiyonlarına göre % 60'a kadar daha hizlı imalat resmi oluÅŸturabileceksiniz.

3. Daha Hızlı 'Sketch'
'Sketching' iÅŸ akışı daha az menü seçimiyle yeniden dizayn edildi. Böylelikle kolaylıkla sketch oluÅŸturabilecek ve sketch ortamından daha çabuk çıkabileceksiniz. Bu iyileÅŸ-tirme sayesinde toplam unsur oluÅŸturma ve modifiye etme zamanını azaltacaksınız. Yeni 'sketcher palette' ile, yaygın kullanılan ÅŸekilleri daha hızlı seçebilecek ve yeniden kullanabileceksiniz. Bu sayede standart kesitlerin oluÅŸturulmasında % 55, kompleks kesitlerde % 80'e varan performans artışı göreceksiniz.

4. Daha Hızlı Sac Parça Modelleme
Modern, daha tutarlı kullanıcı arayüzü sayesinde saç parçaları daha kolay oluÅŸturup, modifiye edebileceksiniz. Sac unsurlar sizin dizayn amacınızı anlayacak ve uygun geometriyi oluÅŸturmanızı saÄŸlayacak. ÖrneÄŸin; bir unsurda çoklu sac duvarlar oluÅŸ-tururken geometrinin üstüste binmesini engellemek için, Pro/ENGINEER otomatik olarak 'miter cut' ekleyecek. Bu geliÅŸmelerle birlikte, sac unsurlarınızı % 90'a kadar daha hızlı oluÅŸturabilecek ve toplam unsur sayısını % 90'a kadar azaltabileceksiniz.

5. Daha Hızlı CAM
İmalat (CAM) kullanıcı arayüzünü güncelleÅŸtirildi. Böylece Pro/ENGINEER ile CAM artık daha sezgisel ve daha tutarlı. Yeni, modern ve kullanışlı 'Tool Manager' ile iÅŸiniz için doÄŸru aracı bulmanız ve kullanmanız daha kolay. Bu yenilikler iÅŸinizi 3 kata kadar hızlandıracak.

6. Daha Akıllı Modeller
3D modellerin zekası ve kapasitesinin arttırılması ile bir çok prosesi kısaltacak ya da elimine edeceksiniz. Kaliteyi arttıracak ve ürün geliÅŸtirme zamanını azaltacaksınız. ÖrneÄŸin; 3D teknik resim oluÅŸturabilme size zaman kazandıracak ve son ürünü görselleÅŸtirmeyi de kolaylaÅŸtıracak. 3D modelinize imal edilebilirliÄŸi tesis etmek için, tercih edilen imalat proseslerinin bilgisini ekleyebileceksiniz. Yeni 'Assembly Sense' teknolojisini kullanarak, montaj talimatlarınıza kurallar ve montaj mantığı ekleye-bileceksiniz. ÖrneÄŸin ¼-20 lik standart deliÄŸe yalnızca ¼-20 lik civataları monte edebilecek bir tanımlama yapabileceksiniz. Bu teknoloji ile yalnızca tasarımlarınızın birbirine uygunluÄŸuna deÄŸil, aynı zamanda fonksiyonlarını uygun ÅŸekilde yerine getireceklerine emin olacaksınız.

7. Daha Akıllı Paylaşım
Günümüzde birçok firma dizayn bilgisini partner ve tedarikçileri ile paylaÅŸmaya ihtiyaç duymakta, ancak 3. parti firmaların kendi iç veritabanlarına girmesini istememektedir. Sonuçta modeller dışarıdan alınabilmeli ve deÄŸiÅŸiklikler daha sonra asıl veritabanı ile baÄŸdaÅŸtırılmalıdır. Bizim yeni taşınabilir iÅŸ uzaylarımız (workspace) ile ÅŸimdi Pro/INTRALINK® ya da Windchill® de depolanan dizayn verisini ve baÄŸlı metadatayı paylaÅŸmak daha kolay. Partner ve tedarikçiler tüm deÄŸiÅŸikliklerin takip edilebildiÄŸi taşınabilir bir iÅŸ uzayında güvenli çalışabilirler. DeÄŸiÅŸiklikleri veritabanına yeniden iliÅŸtirmek çok kolay. Bu yetenek özellikle bir laptop ile ofisdışı (offsite) çalışırken çok kullanışlı olmaktadır.

8. Mechanica Akıllı Proses Sihirbazı
Günümüzde Sonlu Elemanlar Analizi (FEA) uzmanları nadir bulunmaktadır. Tasarım mühendisleri ise genel olarak sonlu elemanlar analizlerini yeterli uzmanlıkta ger-çekleÅŸtiremem ektedirler. Sonuçta, tasarım mühendisleri ya verimsiz bir proses takip edecekler ya da bir FEA uzmanının yardımını bekleyeceklerdir. FEA tecrübesi olan personel ayrıldığında firmalar pratik bilgilerini (best practices) kaybedeceklerdir. Pro/ENGINEER Wildfire 3.0 yeni, özelleÅŸtirilebilir Proses Sihirbazını sunar. Bu sayede firma tecrübelerinizi kaydedebilecek, çeÅŸitli prosesler ile ilgili öneriler alabilecek ve bu pratikleri firma boyunca yayabileceksiniz. Proses Sihirbazı mühendisleri analiz proseslerinde yönledirerek, verimliliÄŸi geliÅŸtirir ve tasarımlarınızı önceden deÄŸerle-menizi mümkün kılar.

9. Daha Akıllı Sistemler Arası Operasyonlar
Günümüz&uu ml;n mühendisleri ürün geliÅŸtirme bilgisine kesintisiz ve zamanında ulaÅŸabilmeye ihtiyaç duyarlar. Pro/ENGINEER Wildfire 3.0 sayesinde Pro/ENGINEER ile Pro/INTRALINK ya da Windchill arasındaki operasyonları daha kolay yapabile-ceksiniz. ÖrneÄŸin; 'bulk item' raporlama otomatize edildi. İndirilen veri modifiye edildiÄŸi zaman otomatik olarak 'checkout' edilir, dolayısıyla siz yalnızca ihtiyacınız olan veriyi 'checkout' edersiniz. 'Difference Report' özelliÄŸi ile daha detaylı deÄŸiÅŸiklik tarihçesi elde edersiniz. Son olarak, model ürün aÄŸacına eklenen bir kolon size herhangi bir modelin veritabanındaki durumunu rapor eder.

10. Daha Kaliteli ve Üstün Teknik Destek
PTC yüksek kalitede ürünler sunmak sözünü yerine getirmeye devam ediyor. Pro/ENGINEER Wildfire 3.0 ÅŸu ana kadar çıkmış en yüksek kalitedeki versiyon ola-caktır. Aktif bakıma sahip müÅŸterilerimiz bu versiyona otomatik olarak yükselecek, daha kaliteli bir telefon desteÄŸi ile 'PTC Knowledge Database' eriÅŸimine sahip olacaklardır.

07.20.06 (7:01 am)   [edit]

Ölçülendirme ve Toleransın Tarihsel Gelişimi

Ölçülend irme ve Toleransın Tarihsel GeliÅŸimi

Kullandığımız ürünleri ölçülend irme gereksinimi Milattan önce (M.Ö.) 6000 yıllara kadar dayanmaktadır. O tarihte Nil'de kol dirseÄŸinden orta parmak ucuna kadar mesafe 'Royal Cubit' olarak tanımlanmıştır. Royal Cubit 45 ile 48 cm arasında deÄŸiÅŸen mesafe olup, Mısır'daki Piramitlerin yapımında 100 Royal Cubit deÄŸeri kullanılmıştır. Piramitlere tolerans boyutundan bakıldığında kullanılan her bir taÅŸ bloÄŸunda 30 cm yakın farklılıklar olacağı anlamını da taşımaktadır. Standartların geliÅŸmesi Royal Cubit'i 524 ± 2 mm ye eÅŸitlenen bir ölçü haline getirmiÅŸtir.

Tarihsel geliÅŸim içinde ölçüm toplum içinde kullanımını sürdürmesine karşın ölçüye uygulanan tolerans uygulamalarda görülmez. Bununla beraber teknik resim olarak tanımlayabileceÄŸimiz tasarım çalışmalarında da ölçü ve tolerans kavramına rastlanılmamaktadır. Bunun en belirgin örneklerini Leanardo Da Vinci'nin tasarım çalışmalarını yaptığı teknik resimlerle örneklendirebiliriz. (bakınız Åžekil 1 ve 2).

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



Åžekil 1. Leanardo Da Vinci’nin Mekanik Izgara Resmi. (sıcak havanının yükselmesi ve hızlanmasıyla dönen pervanenin diÅŸli, zincir, kayışlı düzenek yardımıyla ızgarayı döndürmesi. (yıl:1500)

Åžekil 2 : Leanardo Da Vinci’ nin DiÅŸli Aktarım Teknik Resimleri. (yıl:1500)

Leanardo Da Vinci'nin Teknik Resimlerde

Neden Ölçülend irme ve Tolerans Göremiyoruz?

Åžekil 1 ve 2'ye göre teknik resimlerde ölçü ve tolerans gösterilmemesinin farklı nedenleri olabilir. Bu nedenler;

- Teknoloji tanımının temellerinin atıldığı dönemde yapılan her teknik resim yeni bir icad (-taslak tasarım) olabilir.

- Ürünün gerçek ölçüsel boyutları tecrübe, gözlem ve deneme-yanılmayla yapılan imalat sonucunda ortaya çıkmıştır.

- O dönemde seri üretim ihtiyacının olmaması teknik resmin tanımını gereksiz kılmıştır.

Zanaatkar

Teknik resimlerde ölçü ve tolerans olmaması, ürünü imal eden sınıf olarak 'Zanaatkar' tanımını ortaya çıkarmıştır. Zanaatkar, tecrübesini ve ustalığını bireysel yetenekleriyle birleÅŸtirip imalat yapan kiÅŸi olarak tanımlanabilir.

Parçaların Birbirine Göre İmalatı

Zanaatkarlığın en önemli özelliÄŸi parçayı parçaya göre imal etme veya revizyonla birbirine uydurma becerisidir. Zanaatkarlar da çoklu üretim yapmalarına karşın bozulan parçaların deÄŸiÅŸtirebilirliÄŸi özellliÄŸini tamir etme veya yeni imal edilen parçayı yerine uydurma sistemi geçerli olmuÅŸtur.

Bugünkü yapıda sanayi çarşılarında iÅŸ yapan ustaların (-zanaatkar) yüksek maliyetli parça deÄŸiÅŸimi yerine, parçaları ufak tefek revizyonlarla tamir etme veya düÅŸük iÅŸçilikle tekrar yapma düÅŸüncesi hala geçerli metot olarak karşımıza çıkmaktadır. Dikkat edildiÄŸi taktirde bu ustalar teknik resim kullanmazlar ve resim okuma becerileri de sınırlıdır.

Seri Üretim

Zaman içindeki deÄŸiÅŸimlerle artan tüketim seri üretim düÅŸüncesini oluÅŸturmuÅŸtur. Seri üretim, ürünü oluÅŸturan parçaların montaj edileceÄŸi yerden bağımsız olarak üretilmesi ve montaj edilmesi olarak özetlenebilir.

Seri Üretim ve Ölçü Tanımı

Seri üretimde aynı parça farklı zamanlarda, farklı kiÅŸilerle, farklı tezgahlarda üretilebilir olması parçanın tanımlama ihtiyacını ölçülend irilmiÅŸ teknik resim olarak ortaya çıkarmıştır.

Ölçülend irilmiÅŸ teknik resim oluÅŸumu aynı zamanda toplumsal deÄŸiÅŸmeleri de beraberinde getirmiÅŸ, zanaatkar sınıfın yerini iÅŸçi sınıfı almaya baÅŸlamıştır. Bu deÄŸiÅŸimde iÅŸçi'nin zanaatkar kadar yetenekli, becerikli olması gerekmemekte, sadece belirtilen miktardaki iÅŸi belirlenen zamanda yapması istenmektedir.

Seri üretimde Tolerans Gereksinimi

1900 lü yıllarla seri üretimle birlikte ürünlerdeki parçaların deÄŸiÅŸtirebilir olma gereksinimi de artırmıştır. Özellikle savunma sanayii ürünlerinde parçalarının deÄŸiÅŸtirebilir olma özelliÄŸi yerine getirilebilmesi gereken en önemli ÅŸartlardan birisi sayılmıştır.

DeÄŸiÅŸtirebilirlik özelliÄŸi ürünlerin imalat tolerans kavramının da baÅŸlangıç noktası olmuÅŸtur. DeÄŸiÅŸtirilebilirlik zaman içinde 2 farklı tolerans metoduyla geliÅŸme göstermiÅŸtir. Bu metotlar

- Ölçüleme yen hassaslık (precision)

- Ölçülebi len sapma miktarı (accuracy) dır.

ÇOKLU ÜRETİM veya

ÜRETİM

(ZANAATKAR)

ÜRÜNE

SERİ ÜRETİM

(İŞÇİ SINIFI)


ÖLÇÜ GEREKSİNİMİ

SERİ ÜRETİM

(ÖLÇÜLEN DİRME)

 TOLERANS

ÜRÜNÜN PARÇALARININ

DEĞİŞTİREBİLİRLİK

ÖZELLİĞİ


UYGULAMASI

Ölçüleme yen Hassaslık (precision)

Seri üretimi uygulayacak tezgah çeÅŸitliliÄŸininin az, hız ve yeteneklerinin sınırlı olması üretim ihtiyacını ve parçaların deÄŸiÅŸtirebilir özelliÄŸini saÄŸlamak için Åžekil 3’deki ilk nesil üretim tezgahlarına ilaveten mastar aparatı kavramını geliÅŸtirmiÅŸtir.

Torna-Pratt & Whitney Circa (1865)

Panç tezgahı-James Nasmyth (1840)

Vargel-Circa (1851)

Silindir frezeleme tezgahı-John Wilkerson (1775)

Åžekil 3 : Kas gücünden mekanik güce geçiÅŸ tezgahları (yıl: ~1850)

Mastar Aparatı

Åžekil 4’de gösterilen mastar aparatlı üretim biçimiyle kapak delikleri ortak bir referans oluÅŸturan mastar aparatına koordine edilmektedir. Mastar aparatı üretimi Åžekil 3’de gösterilen ilk nesil üretim araçlarıyla yapılmaktadır. Bu sistemde Åžekil 5’de görüldüÄŸ& uuml; gibi mastar aparata koordineli parçaların gereÄŸinden fazla ve ölçüleme yen hassaslıkta (precision) üretilmesidir. Bu üretimin ‘ne kadar hassas' sorusunun cevabıysa ölçüleme yen bir deÄŸer olduÄŸu için 'merkezleme yapan pimin girdiÄŸi yuvada serbestçe dönebilmesi' olarak örnek tanımlama yapılabilir.

Şekil 4 : Mastar Aparatıyla kapak ve kapak

yuvası delme sistemi (yıl:1940-1950)

Sekil 5 : Mastar aparatı- parça tolerans iliÅŸkisi Ölçüleme yen hassaslık (precision) tanımı (yıl:1940-1950)

 

Mastar aparat kavramı uçak imalatında geçerliliÄŸini koruyan bir üretim ÅŸekli olarak günümüzde de örneklerini sürdürmektedir.

Ölçülebi len Sapma Miktarı (-accuracy)

Ürün özelliklerinin geliÅŸmesi, imalat alanlarının farklı ortamlara (fabrikalar-yan sanayi, farklı ülkeler) taşınması, Åžekil 6’da görülen yarı otomatik seri üretim tezgahların, ölçme cihazlarının geliÅŸmesi, üründeki parça deÄŸiÅŸtirebilirlik ihtiyacının büyümesi ve maliyetin önem kazanması ölçüleme yen hassaslıktan da (precision) gerektiÄŸi kadar tolerans (ölçüleb ilen sapma miktarı (-accuracy)) düÅŸüncesinin oluÅŸmasını saÄŸlamıştır (bakınız Åžekil 7 ve 8). Bu sistemde parçalarda geometrik ve ölçüsel deÄŸiÅŸikliklerin olabileceÄŸi kabul edilmiÅŸ, parça montaj ölçüleri nin toleranslar dahilinde tutulmasıyla gerçekleÅŸebileceÄ Ÿi düÅŸüncesi üretimin temel düÅŸüncesi olmuÅŸtur.

Ölçülebi len sapma miktarının fiziksel anlamı Åžekil 7 ve 8’de açıklanmıştır. Åžekil 7'de gösterilen toleransların gerçekten ne kadar sapmaya müsaadesi olduÄŸu Åžekil 8'de gösterilmektedir.

Torna

Çift kafalı Freze

Matkap

Yatay freze

Åžekil 6 :  2. Nesil yarı otomatik seri üretim tezgahları

Åžekil 7 : Konum toleransı verilmiÅŸ delik  (yıl: 1994)

Åžekil 8 : Åžekil 7 de verilen  toleransın, delik yerleÅŸiminin 0.04x0.2 lik bir bölge içinde olabileceÄŸini göstermektedir. (yıl: 1994)

Teknik Resim Standartları Tarihçesi

Ölçülend irme ve tolerans tanımların geliÅŸmeyle birlikte ürünün tanımlanma kurallarının oluÅŸturulması gerekliliÄŸinin ilk örneÄŸini 1911 yılında ilk basımı yapılan Charles J. Vierck ve Thomas E. French'in Mühendislik Çizim el kitabında görmekteyiz. Gerçi tolerans tanımı ilk defa 1929 yılındaki 4. baskısında yanlızca 1 paragraf olarak bahsedilmesi bu yıllara kadar imalat toleranslarında mastar aparat kavramının ne kadar etkin olduÄŸunu göstermektedir. 1966’da basılan French ve Vierck'in Mühendislik Çizimi kitabının 10. baskısında Amerikan Standartlar BirliÄŸine (ASA) göre verilen en çok malzeme koÅŸulu, paralellik (//) ve artı/eksi tolerans (±) gösterimleri Åžekil 9'da belirtilmiÅŸtir. Toleransların Åžekil 12'de gösterilen tolerans sembolleri yerine yazısal olarak resimlerde belirtilmesi 1966'lı yıllarda bile ölçülebi len sapma miktarı düÅŸüncesinin olgunlaÅŸma aÅŸamasında olduÄŸunu göstermektedir.

Åžekil 9 : French ve Vierck’in Mühendislik Çizimi 10. baskısında Amerikan Standartlar BirliÄŸi 

    & nbsp;   &n bsp; (ASA)  ne göre teknik resimdeki  en çok malzeme durumu, paralellik ve tolerans gösterim örnekleri (yıl:1966)

Konum Toleransı

1930 yılında Stanley Parker, ilk defa konum tolerans teorisini Kraliyet Torpido fabrikasında gerçekleÅŸtirmiÅŸt ir. Daha sonraki yıllarda İngiliz Donanması tarafından da standart haline getirilmiÅŸtir (bakınız Åžekil 10).

Åžekil 10 : Konum tolerans gösterimi (yıl:1994)

En Çok Malzeme Durumu

1940’da basılan Chevrolet Teknik ressam el kitabı dönemin toleranslarla ilgili en fazla bilgiyi ihtiva eden bir dökümandı. En çok malzeme durum toleransı bu standartta açıklanmıştır (bakınız Åžekil 11).

Åžekil 11 : Teknik resimde  En çok Malzeme KoÅŸulu  uygulama örneÄŸi (yıl:1995’de yapılan teknik resim)

Tolerans Sembolleri

Ölçülend irme ve toleranslarla ilgili ilk Amerikan Askeri Standardı 1949 yılında yayınlanmıştır (MIL STD-8) ve 1953 yılındaki revizyonunda (MIL STD-8A) toleranslar için sembol tanımına geçilmiÅŸtir. Åžekil 12’de tolerans sembolleri ASME Y14.5M ve ISO ile karşılaÅŸtırılmalı olarak örneklendirilmiÅŸtir . Örneklenen sembol gösterimlerinin her iki standart için aynı olması, uluslararası düzlemde imalatın da standart haline geldiÄŸinin göstergesidir.

Åžekil 12 : Tolerans Sembolleri

Günümüzde Teknik Resim

Yakın bir dönem öncesine kadar teknik resim, parçanın tasarım ve imalat bilgilerinin her ikisini de tanımlamaktaydı. Teknolojinin ilerlemesi tasarım bilgilerini imalat bilgilerinden ayırmıştır. Günümüzde teknik resim sadece imalat verilerini içeren bir dökümantasyon ÅŸeklini almıştır. Bu ayrımı günümüzde

- Bilgisayar Destekli Tasarım (CAD)

- Teknik resim (DRAWING)

olarak tanımlanmaktadır.

Şekil 13 : CAD Modeli (yıl: 2003)

Bilgisayar Destekli Tasarım (CAD)

CAD genel olarak ürünün mukavemet, imal edilebilirlik ve montaj iliÅŸkileri tanımlamalarının oluÅŸturulduÄŸu modül olarak tanımlanabilir. Bilimsel bir ifadeyle CAD modülü, parçanın matematiksel olarak tanımlandığı bir ortamdır. Bakınız Åžekil 13.

Teknik Resim

Teknik resim, tasarlanan ürünün imalatı için gerekli iletiÅŸiminin ÅŸekilsel ve ölçüsel dökümantasyonu olarak tanımlanabilir. Åžekil 14’de teknik resim bilgilerin CAD ortamında görmek, hissetmek, algılamak zor olabilir. Bunu örneklemek gerekirse Åžekil 14’deki teknik resim yalnızca Åžekil 13’deki CAD modelindeki 15H7 deliÄŸinin diÄŸer iki eÅŸ merkezli deliÄŸe tanımı örneklenmiÅŸtir. Parçayla ilgili diÄŸer imalat bilgileri gösterilmemiÅŸtir. Delik bilgilerinin CAD modeliyle karşılaÅŸtırması Tablo 1’de gösterilmiÅŸtir.

Şekil 14 : Teknik resim tanımı ve imalat notları (yıl :2003)

Dünya üzerinde teknolojiyi üreten firmalar ürün verilerini elektronik ortamda ( teknik resim yapılmadan üretim) bilgisayardan üretim tezgahlarına aktararak üretim yapma çalışmaları sürmesine karşın Tablo 1’de açıklanan imalat tanımlama farklılıklarının standart haline getirilememesi teknik resim tanımını günümüzde de geçerli kılmaktadır. Bu tanımlamaya farklı bir açı ile bakarsak CAD modeli aslında sadece görsel açıdan mükemmeliktir. Teknik resim boyutundaysa hisler, duygu, düÅŸünce ve yorum devreye girer. Parçanın boyutlarını görmek, ne kadar ağır olduÄŸunu hesaplamak, uygulanan toleranslarla ne kadar kompleks olduÄŸunu farketmek, modelleme esnasında yapılabilecek hataları görebilmek, ürünü yorumlayabilmek, kontrol edebilmek teknik resim sayesinde gerçekleÅŸmektedir .

Teknik Resim

Bilgisayar Destekli Tasarım (CAD )

50 ± 0.05

43.5 ± 0.05

CAD ortamında ölçülebi lir.(50 ve 43.5)

CAD ortamında  tolerans tanımı yoktur. (± 0.05)

1.6 Yüzey kalitesi

CAD ortamında yüzey kalitesi tanımı yoktur

Æ15H7

CAD ortamında H7 tolerans tanımı yoktur

Ø25

R10, R2

3

33

CAD ortamında hatalı ölçüm yapılabilir (R2, 33)

CAD ortamında ölçme iÅŸlemi uzun sürebilir (Ø25, R10, R23, 3, 33)

0.5x45 pah

10x0.5 eÄŸim

Bu ölçüler bilindiÄŸi taktirde CAD ortamında belirlenebilir, aksi taktirde CAD ortamında  görmek zordur, hatalı ölçüm yapılabilir Bakınız ÅŸekil 13.

1.5

CAD ortamında ölçme iÅŸlemi uzun sürebilir

İmalat notları

CAD ortamında imalat not tanımı yoktur.

Tablo 1 : Teknik resim ve CAD model tanımlamaları

Anahtar Ölçü (Key Value)

Ölçülend irme ve toleransla sistematik yapıya kavuÅŸan imalat, günümüzde tolerans deÄŸiÅŸimini de kontrol altına almayı amaçlayan 'anahtar ölçü' metodu geliÅŸtirilmiÅŸtir.

Bu metotla kiritik ölçülere anahtar ölçü (key value) verilerek üretilen parçaların tolerans farklılıkları birbirleriyle karşılaÅŸtırılır.

Åžekil 11 ve 16’da profil toleransına verilen anahtar ölçü deÄŸeri parçanın tolerans limitlerini ±0.005 arasında olması gerektiÄŸini ve tolerans eÄŸrisinin Åžekil 15’deki gibi olması beklenir. ±0.005 arasındaki her ölçü parçanın kalite kontrolü açısından kabul bir ölçü olmasına karşın tolerans limitleri içindeki deÄŸiÅŸimler üzerinde tartışılır.

Anahtar ölçümle toleranslar farklılıkları yaratan sebeplerin bazılarını örneklemek istersek;

- Parçayı kesen çakı aşınması toleransı limitlere taşımış olabilir.

- Gece gündüz ısı farklılıkları parçaların toleranslarını artı ve eksi yönde etkilemektedir.

- Farklı tezgahlardaki üretim ve kesme hızlarında deÄŸiÅŸiklik tolerans deÄŸiÅŸikliÄŸi yapabilir.

- Vardiya deÄŸiÅŸikliÄŸi-operat&oum l;r kalitesi

- SoÄŸutma suyunun kalitesi

- Parçanın üretimi ve ölçüm&uu ml; arasındaki ısı farkları

gibi genel sonuçlara çıkabilir. Bu sonuçlara göre yapılan iyileÅŸtirmelerle üretilen parçaların Åžekil 15’de gösterilen en dar tolerans aralığında olması saÄŸlanmaya çalışılır.

Anahtar ölçü metoduyla amaç üretilen parçaların toleransın içinde olması yanında tolerans deÄŸiÅŸmelerinin de mümkün olan en dar tolerans aralığı içinde olmasını saÄŸlayıp imalat standardizasyonunu da saÄŸlamaktır.

 

Åžekil 15 : Seri üretim parça tolerans dağılımı

    & nbsp;   &n bsp;   &nb sp;   (Anahtar ölçüm deÄŸerlerin dağılımı )

Åžekil 16 : Teknik resimde anahtar  

    & nbsp;   &n bsp;   &nb sp;   ölçü&nbs p; (KEY) gösterimi

    & nbsp;   &n bsp;   &nb sp;   Åžekil 11 den alınmıştır.

SONUÇ

Sosyal, kültürel, ekonomik etkilerle ürüne olan talebin artması imalat düÅŸüncesinin 3 aÅŸamaya

- Parçaların birbirine göre,

- Parçaların ölçüleme yen hassaslıkta,

- Parçaların ölçülebi len sapma miktarı ölçüs&uu ml;ne göre geliÅŸme gösterdiÄŸini belirtmiÅŸtik. Bilimin ürün tasarımına ve üretimine etkisinin artması ürünün kurumsal yönetim ve üretim sistemleri içinde geliÅŸmesini zorlamaktadır. Bilgilerin organizasyon içinde kiÅŸilere bağımlı olmadan dağılması ve anlaşılabilmesi teknik resim düÅŸüncesi gelecekte de geçerliliÄŸini koruyan bir tanımlama metodu olarak geliÅŸimini sürdürecektir. Bilginin genele yayıldığı günümüzde kullanılan çizim standartlarının (ISO, ANSI, ASME, MIL vb.) isimleri farklı olsa da Åžekil 12’de görüldüÄŸ& uuml; gibi benzer tanımlamaları kullanarak standart bir üretim saÄŸlamaktadırlar.

07.18.06 (6:56 am)   [edit]

2006'NIN EN İYİ TASARIM ÖDÜLÜ CİTROEN C4'ÜN.

2006'NIN EN İYİ TASARIM ÖDÜLÜ CİTROEN C4'ÜN...

 

Üç yıl önce kurulan ve ilk ödülün&uum l; iki yıl önce veren WCOTY-Dünyada Yılın Otomobili jürisi, ilk kez bu yıl tasarım ve çevre konularında da ödül verdi. Citroen C4, New York'ta düzenlenen Uluslararası Otomobil Fuarında sonuçları açıklanan World Car Design of the Year for 2006-Yılın En İyi Tasarımı Ödülü'ne layık görüldü. Tüm dünyadan 46 otomotiv gazetecisinin bir araya gelerek oluÅŸturduÄŸu jüri tarafından ödüle layık görülen CitroC4, tasarımıyla BMW 3 serisi, Honda Civic Hybrid gibi iddialı modelleri geride bıraktı. 1 Ocak31 Aralık tarihleri arasında en az iki kıta ve beÅŸ ülkede satışa sunulan modellein deÄŸerlendirmeye alındığı yarışmada tasarım büyük ödülü, estetiÄŸi ve yenilikçiliÄŸi endüstriyel üretimin gereklilikleriyle birleÅŸtirebilen tasarımlara veriliyor.

.
07.18.06 (6:54 am)   [edit]

Türkiye'de yeni ürün geliştirme

EÄŸer insanların ihtiyaçları geliÅŸip deÄŸiÅŸmeseydi, yeni ürün geliÅŸtirmeye ve üretmeye de gerek kalmazdı. Son 20 yılda, Türkiye'deki genel nüfus artışı, büyüme ve uluslararası haberleÅŸme ve ticaretin artmasına paralel olarak, tüketiciler daha kaliteli ve geliÅŸmiÅŸ ürünleri talep eder oldular. Bu ihtiyaç, ilk zamanlarda ithalata karşı büyük bir talep patlamasına yol açtı. Devletin gümrük kanunu vs. gibi yöntemlerle bunu engellemesi ve yerli üreticiyi teÅŸvik etmesi ise ne yazıkki yerli ürün geliÅŸtirmeye destek vermekten ziyade yabancı ülkelerden alınan lisanslarla veya taklit yolunu seçerek Türkiye'de üretim yapan firmaların ortaya çıkmasına ve büyümesine sebebiyet verdi.

Son 10 yılda ise ithalatın kolaylaÅŸması, Avrupa TopluluÄŸuna girme yolunda "Gümrük BirliÄŸi" kapsamında Avrupa'daki üreticilerin mallarını (lisans verme yerine) Türkiye'ye aracısız, direkt satmayı tercih etmeleri dengeleri deÄŸiÅŸtirdi; Türk ekonomisindeki dalgalanmalar da artık firmaları sadece iç pazar için deÄŸil ihracat için de mal üretmeye zorladı. Artık Türk firmaları yeni ürün geliÅŸtirmeye ağırlık vermeliydiler. KeÅŸke bu zorlama olmadan evvel gerekli tedbirler alınıp yerli tasarım, Ar-Ge ve üretim geliÅŸtirilebilseydi?...

HaberleÅŸme ve ulaşımın kolaylaÅŸtığı, çok sık buluÅŸ ve yeniliklerin gerçekleÅŸtiÄŸi global piyasalarda rekabete açılmaya baÅŸladığınız zaman ise artık taklit edilmiÅŸ veya demode ürünlerle bunun yapılmayacağı ve mutlaka bir ürün geliÅŸtirme ve Ar-Ge bölümlerinin kurulması gerektiÄŸi ortaya çıktı ve birçok büyük firma son 10 yıl içinde Türkiye'de buna öncülük etti. Sanayideki bu ihtiyaç ve geliÅŸmeye paralel olarak Üniversitelerde de CAD/CAM/CAE laboratuvarları kurulmaya baÅŸlandı, dersler açıldı ve bu konuda tezler yapıldı. Küçük ve orta ölçekli firmaların Ar-Ge ve mühendislik hizmetlerini kendi bünyelerinde kurmalarının yüksek maliyeti de birçok sektörel hizmet ve ürün sunan firmaların doÄŸup geliÅŸmesini saÄŸladı. Özel eÄŸitim kurumları da CAD/CAM konusunda eÄŸitim vermeye baÅŸladılar...

1994 yılında Türk Patent Enstitü'sün&uum l;n kurulmasına kadar Türkiye'de Abdülhamit devrinden (1879) kalmış bir "İhtira Beratı Kanunu" kullanılıyordu (http://www.turkpatent.gov.tr/Haberler/Kenan" title="http://www.turkpatent.gov.tr/Haberler/Kenan" target="_blank"http://www.turkpatent.gov.tr/...%20TANRIKULU.htm) ve hiçbir yaptırım gücü de kalmamıştı. Sonradan bu kanunun daha modern ve yaptırım gücü olan yeni bir kanunla deÄŸiÅŸtirildi. 2000 yılında ise Avrupa Patent SözleÅŸmesi imzalandı (http://www.turkpatent.gov.tr/Haberler/epc1.htm" title="http://www.turkpatent.gov.tr/Haberler/epc1.htm" target="_blank"http://www.turkpatent.gov.tr/...). Bunlar çok güzel geliÅŸmelerdi, bu sayede artık Türkiye'de büyük zaman ve para harcamaları ile yeni ürün geliÅŸtirenler hem ülke içinde hem de uluslararsı pazarlarda haksız rekabetten korunabilecekti. Fakat bu arada göze takılan iki husus da insana "keÅŸke" dedirtiyor;
1- Bu patent kanunu Avrupa TopluluÄŸu'na ve Gümrük birliÄŸine girme sürecinde Avrupa'dan gelen baskılar sonucunda çıkarılmış. Yani ille de bir yabancı baskısı mı gerekmeliydi bu kanunu çıkartmak için?
2- Yeni patent kanunu uygulamaya girdikten bir yıl sonra yapılan bir istatistikte Türkiye'de alınan patentlerin yaklaşık onda dokuzunun yabancı ülkeler tarafından alınmış olduÄŸu ortaya çıktı. Yani bu patent kanunu yerli üreticilerin haklarını yabancılara karşı korumaktan ziyade yabancı üreticilerin Türkiye pazarında yerlerini saÄŸlamlaÅŸtırmalarına yarıyordu. Zaten bu da normal bir sonuçtu, eÄŸer yerli ürün geliÅŸtirme sektörü'nü n baskısıyla bu kanunlar çıkmış olsaydı durum tam tersi olmazmıydı?

Son ekonomik kriz, reel sektörün önemini bir kez daha ortaya çıkarttı. Kaliteli ve yetiÅŸmiÅŸ insan gücümüz iyi organize olup Dünya çapında rekabet edebilecek ve alıcı bulabilecek ürünler geliÅŸtirip üretemezlerse bu gibi krizlerle daha çok karşılaÅŸabiliriz. EÄŸer bu krizden yeterli dersler alındıysa birçok sektörde olduÄŸu gibi ürün geliÅŸtirme ve CAD/CAM/CAE sektörünün geleceÄŸi de çok parlak olacaktır kanısındayım. Yoksa ülkemizdeki teknik elemanların yetenek ve bilgi bakımından geliÅŸmiÅŸ ülkelerdekinden hiç de geri olduÄŸunu sanmıyorum, Geri oldukları konular da eÄŸitim ile kapatılabilir; Bence bizim asıl problemimiz global bir hedef etrafında iyi organize olarak iÅŸ yapamayışımız, verimliliÄŸin ve kalitenin düÅŸük olması gibi problemler... Motivasyonun düÅŸük olması beyin göçün&uu ml; de arttırıyor ve beyin takımının eksikliÄŸi de, geride kalan, kaliteli ürünü üretebilecek fakat neyi nasıl üretip pazarlayacağını bilemeyen birçok çalışanın ve yan sanayinin de maddi olarak büyük zarara girmesine sebebiyet veriyor.

Sonuçta, yukarıda bahsettiÄŸim birçok faktörün etkisi ve zorlamasıyla yerli yeni ürün geliÅŸtirme ihtiyacının artmakta olması, beni bu sektörün geleceÄŸi konusunda umutlandırıyor.
07.17.06 (1:36 am)   [edit]

CAM programı seçerken olmazsa olmazlarımız neler olmalıdır?

 

  • Bu iÅŸe yeni baÅŸlamış bir kullanıcıyı doÄŸru parametrelere yönlendirebiliyor mu? (İş mili devrini, Kesme Hızını, Kaldıracağı talaÅŸ miktarını ve Malzemenin cinsine göre kesici takımın ömrünü uzatacak gerekli deÄŸerleri doÄŸru olarak hesaplayabiliyor mu?)
  • Tek bir matematik model ya da aynı dosya üzerinde birden fazla koordinat eksen takımı atayabiliyor mu? Farklı formatlardaki modelleri tek bir dosya içine yükleyebiliyor mu?
  • Tutucu çarpmalarına karşı kullanıcıyı uyarıyor mu?
  • Her operasyondan sonra malzememin üzerinde kalan talaşı otomatik olarak hesaplayabiliyor mu ve kalan malzemeyi stok olarak tayin edip ara talaÅŸ kaldırma ve son iÅŸleme operasyonlarında bize iÅŸleme zamanı kazandırabiliyor mu?
  • Kesici takımın malzemeye giriÅŸ yöntemini, (Rampalı, Helisel vb. kullanıcı tayin etmeyi unutsa dahi) program en uygun yerlerden yöntemi belirleyip hesaplayabiliyor mu?
  • Tasarımdan ya da kullanılan CAD programından kaynaklanan yüzeyler arasındaki boÅŸlukları ve üst üste binmiÅŸ yüzeyleri tespit edip, tolere edebiliyor mu?
  • Takım yollarını oluÅŸtururken boÅŸta gezinme zamanını minimuma indirebiliyor mu?
  • Minimum eÄŸri yarıçaplarını analiz edip bize uygun kesici takımı seçebilmemiz için imkân saÄŸlıyor mu?
  • Takım yolunu hesaplarken ve NC Post oluÅŸtururken sistemi ne kadar meÅŸgul ediyor? (Hesaplamayı yaparken bize bir sonraki adımı hazırlamak için imkân veriyor mu yoksa sistemi meÅŸgul edip bize mecburi kahve molası mı verdiriyor?)
  • Programın ihtiyacı olan sistem konfigürasyonunda bilgisayar donanımı mevcut mu? DeÄŸil ise yeni sistemin veya güncellemenin maliyeti ne olabilir?
  • Takım yolları tayin edilmiÅŸ iÅŸ parçamız üzerinde daha sonra yaptığımız deÄŸiÅŸiklikleri tespit edip otomatik olarak takım yollarını deÄŸiÅŸtirebiliyor mu?
  • Kesici takım kütüphanesine kullanıcı tarafından yeni takımlar ve tutucular eklenebiliyor mu?
  • İsteÄŸe baÄŸlı olarak, belirlediÄŸimiz toleranslar içerisinde, takım yolu optimizasyonu yapabiliyor mu?
  • Yaptığımız iÅŸe uygun iÅŸleme tekniklerini bünyesinde barındırıyor mu?
  • Aynı çalışma dosyası üzerinde bütün operasyonları hazırlayabiliyor mu? (delik delme, havuz açma, kaba talaÅŸ iÅŸleme, ara kaba talaÅŸ iÅŸleme ve çeÅŸitli finish operasyonları z level, planar, 3D contur, pencil vb…)
  • Takım yollarının simülasyonunu yapabiliyor mu? Simülasyon esnasında eÅŸ zamanlı olarak "zoom", "pan" ve "dynamic rotate" yapmamıza izin veriyor mu? Simülasyon sonrası oluÅŸan modeli saklamamıza ve daha sonra bu model üzerinde tekrar iÅŸleme yapma olanağı veriyor mu?
  • Satın aldığımız programın eÄŸitimi ve teknik desteÄŸinin süresi yeterli olacak mı?
  • Programı aldıktan sonra versiyon deÄŸiÅŸikliÄŸi ve güncellemelerin bedelsiz temin edilmesi gibi konularda programı satın alan firmaya ne gibi teminatlar verebiliyor?
  • CAM programının kendi bünyesinde çeÅŸitli formatlarda (CATIA, UG, Pro/ENGINEER, SolidWorks, IGES, VDA, STEP, STL vb…) sorunsuz olarak data transferi yapabiliyor mu? (Özellikle bunu test ederken programın kendi içinde olan örneklerde deÄŸil de mevcut olan kendi CAD modellerinizle kontrol etmek daha uygun olur.)
  • Döküm modelleri iÅŸleme imkanı saÄŸlıyor mu? (Döküm paylı kaba malzemeyi kullanıcının tayin edeceÄŸi et kalınlığı ile boÅŸta gezinmeyi yok ederek iÅŸliyor mu?
  • Kullanıcının kafasını karıştırmayan yani kullanıcı dostu bir arayüze sahip mi? Yoksa Pencere üstüne pencere açarak ya da hata mesajlarıyla dolu bir yapıya mı sahip?
    • ÖrneÄŸin; Ø25 R0,5'lik bir takımla XY düzlemindeki "step over"ı ayarlarken biz doÄŸru deÄŸeri yazana kadar bizi hata mesajlarına mı boÄŸuyor, yoksa kendisi otomatik olarak bu parametreyi ayarlıyor mu?
  • OluÅŸturulan takım yollarının (liste halinde ve grafik olarak) raporlarını, anlaşılır biçimde dökümün&uu ml; verebiliyor mu? (Operasyon zamanı, kesici takım tanımları, iÅŸ parçası sıfırlama noktasının operatörün kafasında soru iÅŸareti bırakmayacak ÅŸekilde CAD modelin teknik resmi vb…)
  • Modellerde kesici takımın girmesini istemediÄŸimiz delikleri, ve özel sınırlara sahip budanmış yüzeyleri programın kendi içinde kapatabiliyor muyuz? (Tespit ettiÄŸimiz sınırların teÄŸetliÄŸini koruyarak yeni yüzeyler örebiliyor muyuz?)
  • Özel olarak iÅŸlenmesi ya da iÅŸlenmemesi gereken bölgelerin sınırlarını doÄŸru olarak tespit edip, kesici takımın temas etmesini istemediÄŸimiz yüzeylere yaklaÅŸma mesafesini koruyabiliyor mu? (Bu özellik var ise bütün "finish" operasyonlarında mevcut mu? "Z level", "Planar", "3D curve" gibi, vb.)
  • "Finish" operasyonlarında, özellikle Z level 'de çıkarılan takım yolları yüzeyin eÄŸimine baÄŸlı olarak mı hesaplanıyor? Yoksa bütün adımlar gerçekten bizim belirlediÄŸimiz deÄŸerlere sadık mı kalıyor? (Birçok CAM programı "Z level" benzeri "finish" operasyonlarında tabana yani sıfır dereceye yaklaÅŸan yüzeylerde düzleme paralel olan yanal pasoların aralıklarını artırdığı için operasyon sonrası oluÅŸan stokta iÅŸlenmeyen adalar oluÅŸturmakta.)
  • OluÅŸturulan takım yollarını manuel olarak düzenleyebiliyor muyuz? (Takım yolunu budama, kesici takım için yeni giriÅŸ ve çıkış tayin etme, vb.)
07.10.06 (6:13 am)   [edit]

Otokar SULTAN Midibüs Tasarım ve Geliştirme Süreci


 

GeçtiÄŸimiz yıl 40. yılını kutlayan Otokar, Türk otomotiv sanayinin en eski ÅŸirketlerinden biridir. "Magirus-Deutz" lisansı altında otobüs üretimine baÅŸlayan, Türkiye'de belli bir döneme ismini vurmuÅŸ 'Apollo', 'Magirus' otobüsleri ile tanınan Otokar, bir bankanın satışıyla Koç Grubu'na geçmiÅŸ ve 1970'den itibaren de tamamen kendi dizayn ettiÄŸi araçlar üzerine konsantre olarak imalatını sürdürmüÅŸ tür.

Bugün İstanbul'da nerdeyse her gün 1 ila 2 milyon civarında insan taşıyan minibüsleri Otokar üretmektedir. 1984'lerde ÅŸirket büyüme stratejisi olarak baÅŸka bir alan tanımlamış ve 1987'de askeri araçlar imalatına baÅŸlamıştır.

OTOKAR ürün gamı

1990'ların başında hafif zırhlı araçlar imalatına baÅŸlamış; 2002'de de "İstanbul-Fruehauf' ile "Otokar" birleÅŸmiÅŸtir. Böylelikle, Otokar ürün gamına semi-treyler, treyler ürünleri eklenmiÅŸtir. Yine 2002'de, otobüsçü lük tekrar canlandırılarak, "Sultan" midibüsler üretilmeye baÅŸlanmıştır. Neticede Otokar geniÅŸ bir mamül gamına sahip olmuÅŸtur.

1963, lisans altı otobüs imalatı (Deutz)
1970, kendi dizaynı minibüs
1970, kendi dizaynı küçük otobüs

Otokar'ın geliÅŸme stratejisi kısaca analiz edilirse; faaliyete baÅŸladığı 1963 yılında ürettiÄŸi ancak sonrasında birtakım nedenlerle bırakmak zorunda kaldığı ilk otobüslerin; sonrasında minibüs ve küçük otobüslerin lisans altında deÄŸil; kendi dizaynı olarak üretildiÄŸi görülmektedir.

1970'li yıllardan bu yana 80S4.5, 85ES gibi ve son olarak da saÄŸda görülen M2000 modeli ile pazarlanan minibüsümü z neredeyse 25 yıldır Otokar tarafından dizayn ve imal edilmektedir.

M2000 "dolmuÅŸ" taşımacılık alanının en önemli araçlarından biri olmuÅŸtur.

1984, kendi dizaynı otobüs (131-11B)
2002, kendi dizaynı küçük otobüs

1984'lü yıllarda tekrar otobüsçü lüÄŸe dönerek, "131-11B" adı verilen tamamen Otokar lisansıyla otobüs imalatı baÅŸlamıştır. Askeri iÅŸlerdeki büyüme nedeniyle otobüsçü lüÄŸe ara verilmiÅŸ; askeri iÅŸlere ağırlık verilmiÅŸtir. Otobüsçü lük kısa bir süre bırakılmış, ancak 2002'de tekrar Otokar dizaynı küçük otobüsler üretilmeye baÅŸlanmıştır.

1987, Land Rover lisansı ile taktik araçlar
(40 adetin üzerinde kendi dizaynı özel araç)

Askeri taktik araçlarda, 1987 yılında 'Land Rover'la lisans altında baÅŸlanılan imalat, bugün hala devam etmektedir. Bugün Türkiye'de 20 bin adet Land Rover Defender üretilip satılmasını saÄŸlayan unsur ise, 'Land Rover'ın kendisinin yanında Otokar'ın ona eklediÄŸi 40'ın üstünde deÄŸiÅŸik modeldir. Bugün ordumuz 3.5 tondan 4 tona kadar, istediÄŸi bir Otokar 'Land Rover Defender' aracını bulabilmektedir. Bu da tamamen Otokar'ın özgün tasarımları ile ortaya çıkmıştır.

1990, Land Rover ÅŸasi üstüne zıhrlı araçlar
1993, monokok gövdeli zıhrlı araçlar

1990 yılında Land Rover ile yarı lisans altında baÅŸlayan zırhlı araçları; hemen arkasından ÅŸasisiz, tamamen Otokar dizaynı bir zırhlı araç takip etmiÅŸtir. Onun ardından 6.5 tonluk daha büyük, yine ÅŸasisi olmayan bir zırhlı araç üretilmiÅŸtir. Bugünlerde Otokar 8x8, 26 tonluk büyük bir zırhlı araç projesi üzerinde çalışmaktadır. Burada önemli olan nokta; lisans altında baÅŸlayan bir çalışmayla, mühendisliÄŸin ve özgün tasarımların nereye geldiÄŸidir.

1997, monokok gövdeli zıhrlı araçlar
2001, 8x8 25 tonluk zıhrlı araç proje aÅŸamasında

Üretimde, araçlarda "yerli oran" deÄŸil, "yerli ÅŸirket, milli dizayn, yerli dizayn" üzerinde durulmalıdır. Örnek olarak; bugün İsrail askeri alanda çok geliÅŸmiÅŸtir fakat mamülün detayına inildiÄŸinde birtakım parçaların yurt dışından çeÅŸitli yerlerden alındığını, esasında İsrail' in malı olmadığı görülür. Fakat mamülün kendisi ve endüstriyel tasarım hakları İsrail ÅŸirketine aittir ve o da bu malı istediÄŸi yere satabilir.

Otokar zırhlı araçlarında da yılda yapılan 100 tane zırhlı aracın her ÅŸeyiyle yerli olması mümkün deÄŸildir; fakat bu araçların tüm hakları yani; halk arasındaki tabir ile "anahtarı" Otokar'dadır. Neticede Otokar, zırhlı aracı kendisi dizayn etmekte, istediÄŸi yerden istediÄŸi parçayı alarak, Otokar dizaynı bir araç yapmaktadır. Burada mühim olan nokta; entegrasyon gücü, entegrasyon mühendisliÄŸi ve aracı ortaya çıkarmaktaki kabiliyettir.

1984, Fruehauf lisansı ile imalat
1990, soÄŸutuculu araçlar ve benzeri kendi dizaynı üniteler
2005: Otokar markası ile de üretim planlanıyor

Treyler ve semi-treyler ürünü de lisans altında üretilmeye baÅŸlanmış; sonrasında bir yandan lisans altında üretim yapılırken, ÅŸirket kendi özel soÄŸutuculu araçları ve benzeri sert gövdeli araçları geliÅŸtirmiÅŸtir.

Otokar, 2005 yılında "Otokar" markası ve lisans markasıyla paralel bir ÅŸekilde, kendi ürünlerinin imalatını planlamaktadır. Son 20 yılda Otokar'da ortaya çıkarılmaya çalışılan konsept ÅŸudur; "Lisans ile baÅŸlayıp kendi teknolojisini geliÅŸtirerek, mühendisliÄŸini geliÅŸtirerek ÅŸirketi endüstriyel tasarım haklarına sahip olan bir konuma getirmek." Otokar, bunu baÅŸarmıştır.

Otokar'ın en önemli varlıklarından ve hedeflerinden bir tanesi ÅŸudur: "Otokar, fikri mülkiyet haklarına sahip olan bir ÅŸirket olarak ve özellikle -askeri iÅŸlerin de biraz etkisiyle- milli varlığını, milli kiÅŸiliÄŸini koruyarak devam edecektir."

Otokar IDEX 2001 Fuarı'nda
Otokar 2004 Hannover Fuarı'nda

COBRA Taktik Zıhrlı Araç: TÜBİTAK-MAM desteÄŸiyle 1996'da tasarıma baÅŸlanarak 14 ay içinde ilk prototip üretilmiÅŸtir. Aktarma organları dış kaynaklıdır.

Yan sanayi ile iÅŸbirliÄŸi konusunda bazı açıklamalarda bulunmak gereklidir. Askeri iÅŸlerde yan sanayiyle çok detaylı projeler yapılamamaktadır. Bu, iÅŸin gizliliÄŸinden deÄŸil, iÅŸin kendisinden kaynaklanmaktadır.

ÖrneÄŸin; TÜBİTAK-MAM destekli bir proje olan bir zırhlı araç projesinde sadece soÄŸutma sistemi yan sanayiyle ortak geliÅŸtirilmiÅŸ, farklı bir geliÅŸtirme yapılamamıştır. Çok baÅŸarılı sonuçlar alınan bir proje olmuÅŸtur, ancak yan sanayi yönüyle bakıldığında o kadar güçlü bir örnek deÄŸildir. Aynı ÅŸekilde Otokar minibüsleri, sadece ülke için geliÅŸtirilmiÅŸ, esasında çok baÅŸarılı, ancak Avrupa için geçerli olmayan bir dizayndadır. Bu alanda Otokar'ın endüstriyel tasarım hakları çok ihlal edildiÄŸi için, araçlar kapalı bir kutu içinde, mümkün olduÄŸu kadar Otokar tarafından yapılmaktadır.

Ancak, askeri araçların ve minibüsün aksine "Sultan" midibüsler, yan sanayiyle çok sıkı bir iÅŸbirliÄŸinde ve eÅŸ zamanlı geliÅŸtirmelerle yapmaya çalışılan bir projedir. "Sultan"da birçok sistem yan sanayiyle, yan sanayinin de yatırım yapmasıyla beraber geliÅŸtirilmiÅŸtir.

Sultan'ın tasarım sürecinde bir iki tane nokta önemlidir. Otokar, eski bir otobüsçü olarak yeni bir araç yapmaya baÅŸlamadan önce rakip araçları incelemiÅŸ, onların zayıf yönlerini bularak kendisi için bir artı yöne çevirmeye çalışmıştır, böylece Sultan'ın özellikleri ortaya çıkmıştır.

 

Pazardaki kamyon ÅŸasisi üzerine otobüs gövdesi uygulaması yapılan ürünlerin dezavantajlarını ortadan kaldırmak için projeye, ürüne uygun bir otobüs ÅŸasisi tasarlanarak baÅŸlanmıştır

En önemli konu; Otokar, kamyondan bozma bir vasıta deÄŸil; bir "otobüs" yapmak isteÄŸi ile yola çıkmıştır. Bu, Otokar'ın mühendislik olarak birinci hareket noktası olmuÅŸtur. Bu istek, yan sanayi ile paylaşılmış; sonuç olarak konfor ve estetik olarak da otobüs gibi bir araç ortaya çıkmıştır.

Sonrasında eÅŸ zamanlı tasarımlar baÅŸlamıştır. Hem yan sanayiden hem ana sanayiden bu programlar hakkında konferans sırasında verilen örnekler, aynı ÅŸekilde Otokar'da da uygulanmaktadır.

Burada, tasarım süreçlerinin detaylarını anlatmak yerine; birkaç tane problemden bahsetmek doÄŸru olacaktır. Bunlardan bir tanesi; regülasyonlara göre araçların ülkede geliÅŸtirilmesinde çok ciddi sorunlar, zaman kaybı ve parasal kayıpların olmasıdır. Ortak bir test pisti bulunmamaktadır. Bu, Otokar için en önemli konulardan bir tanesi olmuÅŸ ve projede tahmin edilemeyen birtakım gecikmelere de neden olmuÅŸtur.

Endüstriyel tasarım hakları hedefi olan milli ÅŸirketler olacaksa, ileride test imkanları geliÅŸtirilmelidir. Otobüslerde; otomobillerin aksine; her ülkenin kendine ait bir regülasyon sistemi mevcuttur. Bu nedenle, toplu taşımacılık araçlarında test ve regülasyonlara uyum, çok vakit alıcı ve büyük yatırımlara giden bir yoldur. Tek ÅŸirketin bunu yapması mümkün deÄŸildir; Bu, muhakkak yan sanayiyi de dahil edilerek gerçekleÅŸtirilmel idir.

Sistemlerin üzerinden gidilirse, "Sultan"ın geliÅŸtirilmesinde koltuklar, aydınlatma ve yolcu kumanda sistemleri, havalandırma ve dağıtım sistemi, süspansiyon, "air condition" sistemi, sessizlik paketi ve fren sistemleri gibi alanlar yan sanayi iÅŸbirlikleriyle yapılmıştır.

Esasında büyük bir problem olmamakla beraber, iÅŸin baÅŸka bir boyutu daha bulunmaktadır; gizlilik kolay kolay saÄŸlanamamaktadır. Ancak, 2 yıl sonra yapılacak araçların paylaşıldığı bir ortam olduÄŸu için çok ciddi bir sorun deÄŸildir. Adetler az olduÄŸu için birtakım özgün dizaynların daha iyilerinin de geniÅŸ kullanıma geçmesi mümkün olabilmektedir; ki ortak yatırım yapıldığı için bu ciddi bir problem olarak görülmemelidir. Ufak tefek teknolojiler geliÅŸtiriliyorsa iki taraf da bunu kullanmalıdır. Bunun haricinde yan sanayiyle "Sultan" aracının geliÅŸtirilmesinde çok baÅŸarılı bir dönem geçirilmiÅŸtir.

Burada yan sanayi ile iliÅŸkilerde paylaÅŸması gereken iki konu daha bulunmaktadır. Özellikle TofaÅŸ ve Ford Otosan, sonra da onu takip eden ÅŸirketlerde görülmektedir ki; Türkiye bir milyar dolarlık ihracatlar ve yüz binleri aÅŸan ihracatlar dönemine girmiÅŸtir. 1975'lerde Ford Otosan'da jantsız, lastiksiz araba satılabilen dönemlerden inanılmaz güzel bir noktaya gelinmiÅŸtir. Fakat bunun Otokar gibi daha farklı bir arenada mücadele veren ÅŸirketlere de bazı etkileri bulunmaktadır ve bunların özellikle yan sanayi yönüyle çok önemli bir iki tanesinden burada bahsetmek gerekir.

Adetler yükselince Otokar gibi yüz binler deÄŸil on binler, belki biraz daha az adetlerde olan firmaların yan sanayiyle olan iliÅŸkilerinde, gayet normal olarak birtakım sürtüÅŸmeler olabilmektedir. 10-15 yıl sonra Türkiye'ye teknoloji sayesinde para kazandırabilecek varlıklar yaratabilmek için bunlar olmamalıdır. Bu konunun yan sanayi tarafından anlaşılması ve desteklenmesi beklenmektedir.

Kaçınılmaz ve hakim olunması çok zor olan bir diÄŸer noktada da yan sanayinin kabuk deÄŸiÅŸtirmesidir. Yan sanayi, yabancı firmalar tarafından satın alındığında; birdenbire yabancı firma kuralları ön plana çıkmakta ve bu kesinlikle rekabet ortamında sektöre artı etki yaratmamaktadır.

EÄŸer hedef, otomotiv sanayinde teknoloji yaratan bir ülke olmak ise; bu iki negatif geliÅŸmeye ileride çok dikkat etmek gereklidir.

Otokar, motor vb. malzemeleri yapmasa da "Sultan" aracında çok iyi bir entegrasyon yapmıştır. Ancak, Türk otomotiv sektörü çok büyük bir hızla büyüdüÄŸ&a mp;u uml; için teknik eleman, tecrübeli eleman sıkıntısı ile karşılaşılmıştır. Test ekipman eksiklikleri de Otokar'ı en çok üzen ve zorlayan bir konu olmuÅŸtur. Otokar, 2003 sonunda bir karar alarak, bu eksikliÄŸi en azından belirli aÅŸamalarda gidermek için çalışmalara baÅŸlamıştır. Yine TÜBİTAK-MAM destekli bir proje ile en azından yol testleri ve simülasyonlarını giderebilecek, Otokar'ın proje hazırlama ve yeni araç devreye sokma hızını artıracak bir sistem alınmaktadır. Türkiye'nin en büyük sistemi olacak bu sistem, önümüzdeki sene devreye girecek ve tüm otomotiv sanayinin de hizmetinde olacaktır.

Soru:

Merhabalar,

Ben Utku BaÅŸkır. Endüstriyel tasarımcıyım ve bir serbest endüstriyel tasarım stüdyosunun ortağıyım. Özellikle İsveç'te Volvo, Saab ve yine diÄŸer ağır taşıt üreticilerinin ortak kurduÄŸu bir konsorsiyum var. Bunlar Umea Üniversitesi'nin bünyesinde yepyeni üç kollu bir tasarım eÄŸitimi projesi geliÅŸtiriyorlar ve de geleceÄŸin tasarımcısı olarak üç tip tasarımcı öngörüyorl ar. Bir tanesi iletiÅŸim tasarımcısı, otomotiv sektörü bünyesinde yetiÅŸmesi gereken; ikincisi modelleme-styling yapan tasarımcılar; üçünc&am p;uu ml;sü ise strateji tasarımcısı. Üç grup tasarımcı yetiÅŸtirmek üzere bu okula destek veriyorlar.

Acaba Türk otomotiv üreticileri arasında böyle bir konsorsiyum oluÅŸturulabilir mi? Çünkü gerçekten bu teknik eleman eksiÄŸi, tecrübeli eleman eksiÄŸi veya serbest tasarımcı stüdyolar yardımıyla Ar-Ge'lerin ortak çalışmaları çok zayıf ÅŸu anda, onu güçlendirmek için ne yapılabilir?

Kudret Önen:

Çok güzel bir noktaya parmak bastınız. Sabahki konuÅŸmacıların da bahsettiÄŸi konu bu, biz birlikte hareket edemiyoruz. Bazı konularda güçlerimizi birleÅŸtiremiyoruz. Ford Otosan'dan arkadaÅŸlar açıkladılar, üniversitelerle nasıl ortak projeler yapmışlar. Bunları yapmak lazım. Kesinlikle Türkiye'nin ihtiyaçları var. Sabahki konuÅŸmacılar da özellikle bunun ve iÅŸbirliklerinin gerekliliÄŸinden bahsettiler.

Soru:

Ben Murat Dündar. Benim veya fabrikamın üretimi alüminyum levha ve büyük çoÄŸunlukla da yurt dışına satıyoruz. Benim ürün geliÅŸtirmeden anladığım biraz daha sanki multi-disipliner olmalı bu konu. Yani müÅŸterilerle oturup konuÅŸulmalı veya ürünün tasarlanmasında çok farklı disiplinleri bir araya getiren bir konu olmalı. Aksi takdirde üç boyutlu birtakım tasarımların gerçekleÅŸtirilmes i bence ürün geliÅŸtirme anlamına gelmiyor. Dolayısıyla bence buna önemli ihtiyaç var.

Tasarımdan anladığım, dediÄŸim gibi bir ürünün geliÅŸtirme sürecinde CAD/CAM veya SolidWorks'ün kullanılması deÄŸil. Avrupa veya Amerika'ya baktığımız zaman, GM ile bizim ortaklıklarımızda ve çalışmalarımız da onların beklentilerini görüyoruz. Biz ona malzeme olarak bir katkıda bulunabiliriz cevabını veriyoruz. Bizim katkıda bulunamadıklarımızı, kendi ürünlerimizi tasarlamakla biz etrafımızdaki müÅŸterilerimizle, tedarikçilerimizle geliÅŸtirmeye çalışıyoruz. Benim ürün tasarımından, ürün geliÅŸtirmeden anladığım bu. Åžayet böyle gerçekleÅŸemezse Ar-Ge' nin üzerine yüklediÄŸimiz o nosyon veya ağırlıkla, Ar-Ge bu ağırlığı taşıyamayacaktır bence. Ar-Ge o anlamda görevini yeterli yerine getiremeyecektir diye düÅŸünüyor um.

Çalıştayın broÅŸüründe de ÅŸöyle bir ÅŸeyden söz ediyor, onun altını çizmek istiyorum; "Niteliksel bir sıçramayla ürün geliÅŸtirmede daha fazla ağırlığını hissettiren, bu sayede oluÅŸturulan katma deÄŸer�" diye devam eden cümlede, ürün geliÅŸtirmeyi söylediÄŸim çerçevede multi-disipliner ÅŸekilde gerçekleÅŸtiremezs ek, yani buna yapıların malzeme mekaniÄŸini, akışkanlar mekaniÄŸini, ÅŸunu bunu, (ben sadece mühendislik açısından bakıyorum), orada sözü edilen yol ayrımına geldiÄŸimiz zaman ne tarafa gideceÄŸimizi de çok fazla bilemeyeceÄŸimizi düÅŸünüyor um. Bu sadece sizin konuÅŸmanızda olan veya sizin sunuÅŸunuzda olan bir soru deÄŸil aynı zamanda bundan evvelki sunan beyefendilere de bir eleÅŸtiri veya yorum diyeceÄŸim.

Bu anlamda Bay Nahum'a da katılıyorum. Kısa dönemli orta vadede çabuk çözümler geliÅŸtirmek yerine daha uzun vadeye, daha ileriye yönelik çalışmalar; Mesela benim ilgilendiÄŸim konu veya otomotiv sektörünün alüminyumla olan üretimine, araç üretimine olan eÄŸilimi ben hiç Türkiye'de göremiyorum, hissedemiyorum ve görüÅŸmelerimde bunun herhangi bir belirtisine de rastlayamıyorum. EÄŸer uzun vadeli bir çalışma olacaksa en azından (hidrojenle çalışan aracın yanı sıra) ben bunları da görmek isterdim...

TeÅŸekkür ederim.

Kudret Önen:

Daha çok görüÅŸlerinizi bildirdiÄŸiniz için ben fazla yorum yapmak istemiyorum; burada konu, vizyon eksikliÄŸinde ve uzun vadeli plan programların eksikliÄŸinde toparlanıyor...

Bu arada parantez içinde belirtmek istediÄŸim bir konu; 'Land Rover' araçlarımızın hepsi alüminyumdur. Otokar alüminyum araç kullanmakta çok baÅŸarılıdır; ancak alüminyumla sacın o kadar birbirinden farklı reaksiyon ve sorunları var ki piyasa bunu kabul etmemektedir.

Soru:

Ürün tasarımından benim kastım oydu, ürün tasarımı bir "life cycle"ı, baÅŸlangıcından sonuna kadar tasarımı tamamen üretim felsefesini deÄŸiÅŸtirmek anlamındaydı.

Soru:

Gündüz Ulusoy, Sabancı Üniversitesi. Son bir soru da ben sorayım size. Önemli bir konuyu söylediniz çünkü. Yan sanayinin yabancı ortaklıklara girmesine veya yabancılar tarafından tamamen devralınması hadisesinin sizin ortak tasarımlarınız vs. açısından bir negatif yönü olabileceÄŸini vurguladınız, çünkü bu çok da önemli bir ÅŸey. Avrupa'ya baktığınız zaman da, yani Polonya' da bir yabancı ortaklık, yan sanayi içerisinde parçacılar arasında parça imal edenler, Macaristan'ın hemen hemen hepsi yabancı ortaklıklar. Yani bu iÅŸin içine girdikçe sanki co-patent geliÅŸebilecek gibi, o bakımdan söylediÄŸiniz ÅŸey önemli. Lütfen Onu biraz daha açabilir misiniz?

Kudret Önen:

Güçlü yan sanayilerimiz kendi tasarım imkanlarını geliÅŸtirip mücadele yapabildikleri müddetçe böyle bir ÅŸeyin olması söz konu deÄŸildir; Ama bazı yan sanayilerimiz bu yolu seçmektedir. O zaman tamamen bir yabancı firma tarafından, baÅŸarılı oldukları için de alınmaktadır; bu negatif yönü olmayan bir süreçtir esasında.

Ancak bize etkisi, yabancı ortağın veya mal sahibinin bakış açısına baÄŸlıdır. EÄŸer burayı sadece bir atölye olarak görüyorsa sorun var demektir. Bunun, bize hiçbir faydası bulunmamaktadır. Ancak, yabancı firma burayı bir atölye, imalat yeri ve mühendislik merkezi olarak görüyorsa kazançlı oluyoruz. Burada tek dezavantajlı durum yurt dışı ÅŸirketi olduÄŸu zaman fiyatlarda kısa süre içinde yaÅŸanan artışlardır. Kaybı ikiye ayırmak lazım, teknoloji geliÅŸtirmede eÄŸer merkez deÄŸil bir atölye olarak görülüyors a kaybediyoruz, ikinci olarak fiyatların artışından kaybediyoruz.

Yani bu geliÅŸme, pozitif olabilir ama dikkat etmek gereklidir.

07.10.06 (5:52 am)   [edit]

AR GE TASATIM VE YÖNETİMİ

Ar-Ge Nedir?

  • �AraÅŸtırma ve GeliÅŸtirme� bir ÅŸirketin bilim adamları ve mühendisler istihdam etmek suretiyle, ÅŸirketin çalışma alanı doÄŸrultusunda bilim ve teknolojiyi yeni ürünler, prosesler ya da hizmetler geliÅŸtirmede kullanmak üzere yaptığı çalışma ve faaliyetleri anlatmak için kullanılan yaygın bir terimdir
  • Ar-Ge�nin baÅŸlıca görevi teknolojik geliÅŸmeleri kullanarak ÅŸirketin kar edebilirliÄŸini sürekli olarak yenilemek ve artırmaktır.
  • Yenilikçi düÅŸünce, deÄŸiÅŸim ve geliÅŸim, yeni teknolojiye sahip olmak rekabette üretim verimi, fiyat, reklam ve pazarlama kadar önemlidir.


Ar-Ge'nin Doğası ve Zihinsel Sermaye

  • Kimsenin bilmediÄŸini yapmayı hedefler. Bu nedenle riskli bir çalışmadır, olasılıklar üzerine yürütül&uu ml;r. Ar-Ge yöneticileri çok miktarda baÅŸarısız sonuca hazırlıklı olmalıdırlar.
  • Günümüzde yeni teknoloji geliÅŸtirmek, yani �zihinsel sermaye yaratmak� parasal sermaye yaratmaktan çok daha önemli ve zordur. Zihinsel sermayenin geliÅŸtirilmesinde ise ana rolü Ar-Ge oynar.

Ar-Ge için Ne Kadar Yatırım Yapılmalıdır?

Ar-Ge Harcaması/ Åžirketin Toplam Geliri = Yeni ürün başına yapılan Ar-Ge masrafı / Yeni ürünün ÅŸirketin Toplam Gelirine katkısı

Ar-Ge'nin Tarihsel GeliÅŸimi

  • Ar-Ge kavramının tarihsel geliÅŸimi 3 kuÅŸakta ele alınabilir:
    1. Kuşak Ar-Ge: 1950-60�lı yıllar,
    2. Kuşak Ar-Ge: 1970-80�lı yıllar,
    3. Kuşak Ar-Ge: 1990 ve sonrası

Ar-Ge'nin Åžirket İçindeki Görevleri

  • Ar-Ge�nin görev ve faaliyetleri, içinde bulunduÄŸu ÅŸirketin çalışma alanı ve ekonomik ÅŸartları ile doÄŸrudan ilgilidir.
  • Ar-Ge�nin 3. KuÅŸak uygulamalarına göre, baÅŸlıca görevleri ÅŸunlardır:
    1. Artımlı Ar-Ge çalışması,
    2. Radikal Ar-Ge çalışması,
    3. Temel Ar-Ge çalışması,
    4. Uygunluk çalışması,
    5. MüÅŸteri destek çalışması.

Ar-Ge Çalışmalarının Mali Açıdan DeÄŸerlendirilmesi

  • Uygunluk çalışması: Kaçınılamayan genel masraflardır.
    MüÅŸteri destek çalışması: Satış masrafları kalemine dahil edilir.
    Artımlı Ar-Ge çalışması: Bu çalışmadan istifade edecekler tarafından ödenecektir.
    Radikal Ar-Ge çalışması: Åžirketin uygun miktarda kaynak ayırması gereken faaliyetlerdir.
    Temel Ar-Ge çalışması: Bu da ÅŸirketin yeni projelerle yaÅŸamını devam ettirebilmesi için gerekli olan sabit bir masraftır
  • Ar-Ge harcamalarının mali açıdan geri kazanılması ancak ÅŸirketin yaptığı iÅŸlerin bir bütün halinde deÄŸerlendirilmesi ile mümkün olacaktır.

Åžirket Organizasyonunda Ar-Ge'nin Yeri

  • Ar-Ge fiziksel olarak ÅŸirketin fiili aktivite sahasının ne çok uzağında ne de çok yakınında olmalıdır.

Ar-Ge Çalışanlarının Karakteristik Özellikleri

  • ÇoÄŸunlukla çok iyi eÄŸitim almış ve bir disiplinde profesyonelleÅŸmiÅŸ mühendis ve bilim adamlarıdırlar.
  • Ancak genellikle �Yöneticilik� konusunda ne yeterli bilince ne de eÄŸitime sahiptirler. Sahip oldukları kendine güven duygusu, onları daha bağımsız ve kendi tercihleri doÄŸrultusunda çalışma yapmaya yönlendirir.
  • Ar-Ge çalışanları konularında uzmanlaÅŸtıkça zamanla maddi tatminsizlik hissederek yöneticilik türü iÅŸlere yönelirler. Ar-Ge�de kalifiye elemanlardan daha çok istifade edebilmenin tek yolu onları tatmin edici ÅŸekilde ödüllendirmekti r.

Bağımsız Ar-Ge Yapılanmasına Duyulan İhtiyaç

  • Endüstride son yıllarda temel Ar-Ge faaliyetlerinin ücret karşılığında bağımsız Ar-Ge laboratuvarlarına yaptırılması eÄŸilimi güç kazanmaktadır.
  • Bağımsız Ar-Ge�ler, her bir anlaÅŸma sonunda hem müÅŸteri memnuniyetini hem de kar etmeyi hedeflerler. Dünya çapında faaliyet gösteren ÅŸirketler ise bulundukları dalda bir numara olmayı hedeflerler.

Temel Konularda Araştırma Yapma Problemi

  • Teknolojinin temellerine inerek araÅŸtırma yapmak hem pahalı, hem uzun vadeli amortisi riskli hem de elde edilecek sonuçlardan baÅŸkalarının da istifade etme ÅŸansı olması nedeniyle çok zordur.
  • Bu sorunun aşılması için bir çözüm, araÅŸtırmayı yapanlar ile bu araÅŸtırma sonuçlarını kullanacak olanların biraraya getirilmesidir. Böylelikle ileride olması muhtemel teknolojik, ekonomik ve sosyal geliÅŸmelerin uzman bakışı ile tahmin edilmesi daha kolay olacaktır.

Kapsamlı ve Sistematik bir "Toplam Tasarım" Yaklaşımına Duyulan Gereksinim

  • Problemlerin ayrı ayrı mühendislik dalları tarafından doÄŸru teÅŸhisi ancak çözüm sürecindeki eksik ve yanlışlar,
  • Ar-Ge bulgularının iyi bir yönetim rehberliÄŸinde deÄŸerlendirilememesi,
  • �Toplam tasarım� stratejisi, aynı paralelde araÅŸtırmalarını yürüten bütün tasarım ve Ar-Ge departmanlarını, hepsinin ortak odak noktaları olan �ÜRÜN�de buluÅŸturmayı ve sistematik bir ürün geliÅŸtirme süreci oluÅŸturmayı hedefleyen bir yaklaşımdır.

Hedef ve Kapsam:

  • HEDEF: Detaylı tasarım aÅŸamasına geçmeden önceki piyasa araÅŸtırmasını kendine girdi alan ve mühendislik tasarımının baÅŸlangıcı olan �ön-uç tasarımı� aÅŸamasındaki tasarım yönetimine rehberlik etmek.
  • KAPSAM: Üretilecek �Ürünün ve statüsünün tesbiti�, �Ürün Tasarım Åžartnamesinin Hazırlanması� ve gerekli tüm �Tasarım disiplinlerinin� ele alındığı, �Ürün odaklı ve sistematik� bir tasarım sürecinin ortaya konulması.

"Ürün Statüsü"n& uuml;n Tasarım Yönetiminde Önemi

  • Tasarım sürecinin doÄŸru ÅŸekilde yönlendirilebilmesi için ürün statüsünün ve ÅŸirketin hangi statüde ürünler için daha elveriÅŸli olduÄŸunun belirlenmesi gerekir.
  • Ürün statüsünün bilinmesi eldeki imkanların optimum ÅŸekilde kullanılmasını saÄŸlar, gerekmeyen yerlere kaynak israfını önler.
  • Ürün statüsünün bilinmesi, ÅŸirketin üretime dair geleceÄŸe yönelik doÄŸru planlar yapmasına yardımcı olur.

Piyasa AraÅŸtırmasının Tasarım Yönetimindeki Yeri

  • DoÄŸru bir piyasaya ve iyi tesbit edilmiÅŸ bir ihtiyaca cevap verecek bir ürün için iyi bir piyasa araÅŸtırması ÅŸarttır.
  • Piyasa araÅŸtırması süresince elde edilen, insanların bir ürünü diÄŸerine tercih etme sebeblerinin çoÄŸu toplam tasarım süreci içerisinde tasarlanabilir özelliklerdir:
  • Güvenilirlik
  • Kalite
  • Emniyet
  • Dayanıklılık
  • Kolay bakım
  • Ergonomi
  • Statü
  • Marka
  • Performans
  • Estetik-Moda
  • Ek özellikler
  • Konfor
  • Kredi politikası
  • Ulaşılabilirlik, teslim hızı, etkin dağıtım
  • Kanuni ya da alışılmış standartlara uygunluk
  • Boyut
  • Paketleme
  • Satış sonrası servis ağı
  • Çevreyi kirletmeme
  • Farklı ortamlarda kullanılabilme
  • Raf ömrü
  • Kolay kurulma
  • Yasal düzenlemeler

NEDEN İYİ BİR TASARIM YÖNETİMİ GEREKLİDİR?

    • Sayıca artan üretim ve ürünlerde çeÅŸitlilik,
    • Bilinçlenen tüketici,
    • GloballeÅŸmenin de etkisiyle yükselen rekabet,
  • Rekabet edebilme gücünü en üst düzeye çıkarmanın birinci ÅŸartı iyi bir tasarım yönetimi ile daha iyi bir ürün tasarlamaktır.
  • İyi bir tasarım yönetimi pazarlamayı, tasarımı ve üretimi bir arada düÅŸünerek programlarını yapar.

Ürün Tasarımında BaÅŸarı ve BaÅŸarısızlık Nedir?

  • �BaÅŸarısız bir ürün, üreticisinin beklentilerine piyasada cevap veremeyecek durumda kalan üründür� .
  • �BaÅŸarılı bir ürün ise, belirlenen süreyi ve maliyet sınırlarını aÅŸmadan, organizasyonun iÅŸ akışını bozmadan, hedeflenen performans seviyesini yakalayarak ve müÅŸteri tarafından kabul görerek ÅŸirketin hedeflerini gerçekleÅŸtiren üründür� .

Başarısızlık Nerede Başlar?

Başarısızlığın Sebebleri Nelerdir?

  • Eksik piyasa araÅŸtırması
  • Piyasa ÅŸartlarını dikkate almama
  • Etkin bir proje seçme ve deÄŸerlendirme sistemine sahip olamama
  • Yanlış proje yönetimi
  • Yaratıcı fikirlere sahip olamama
  • Yeniliklere açık olmama


Tasarım Sürecinde Maliyet Dağılımı

Ürün Tasarım Sürecinde Fikir Üretme � Zaman GrafiÄŸi

 

ÜRÜN STATÜSÜNE GÖRE BAÅžARILI TASARIM

Ürün Statüsü Nedir?

  • Ürün Statüsü kavramı bir ürünün tüm kavramsal tasarımının gerçekten statik (duraÄŸan) mi, geçici olarak statik mi, yoksa dinamik (deÄŸiÅŸen) mi olduÄŸunu anlatmak için kullanılmaktadır.
  • Statik ürünlerin tasarım ve üretimiyle uÄŸraÅŸan firmalara statik firma denmektedir. EÄŸer bir firma buluÅŸa ve yeniliÄŸe dayanan dinamik ürünler üretiyorsa, dinamik bir firmadır.


Statik ve Dinamik Ürün

  • Dinamik ürünler için �buluş�, �radikal�, �hızlı�, hatta �yüksek teknoloji� gibi kavramlar kullanılırken; statik ürünler için �geliÅŸen�, �hakim�, �olgun�, �yavaş�, �geleneksel� gibi kavramlar kullanılmaktadır.
  • Statik ürünlerin ilk ÅŸartlarına bakılarak geleceÄŸinin tahmin edilmesi kolaydır. Dinamik ürünlerin ise oldukça deÄŸiÅŸken ve kestirilemeyen ÅŸartları vardır.
  • Statik ürünün tasarımı yavaÅŸ yavaÅŸ, artımlı geliÅŸtirilir. Kavramsal tasarımının deÄŸiÅŸmesi söz konusu deÄŸildir. Dinamik bir ürünün tasarımı, kavramlarda radikal deÄŸiÅŸiklikler içeren buluÅŸlara dayanarak deÄŸiÅŸir.


S-EĞRİSİ


a: Statik Ürün, b: Dinamik ürün


Neden Ürün Statüsüne Bakılmalıdır?

  • Åžirketin kaynaklarını gerektiÄŸi yerlerde ve maksimum verimlilik meydana getirecek ÅŸekilde kullanması için,
  • Ürün statüsündeki deÄŸiÅŸiklikleri önceden tahmin ederek gerekli tedbirleri alması, fizibilite analizleri, adaptasyon programları ve gerekli yönde yatırımları yaparak kendini yeni duruma hazırlaması için gereklidir.
07.10.06 (5:49 am)   [edit]

info

 

Photobucket - Video and Image Hosting

 

Ürün tasarımı, çizimleriniz, tasarımlarınız, geliÅŸtirmesi, prototip, kalıp ve seri imalatıyla ilgili
her türlü hizmet ve ürün taleplerinize
en uygun teklifi alabilmek ve en uygun tedarikçi firmayı bulabilmek için
günlerce zaman kaybetmeyeceksiniz;

Ticari talep konuları:

  • Ürün geliÅŸtirme ve endüstriyel ürün tasarım hizmetleri
  • Mühendislik analizi, CAE hizmetleri
  • Özel amaçlı makine tasarımı
  • 3 Boyutlu tarama ve tersine mühendislik hizmetleri
  • Her türlü kalıp tasarımı (Plastik Enjeksiyon, Sac metal derin çekme ve kesme, metal enjeksiyon...)
  • CAD/CAM/CAE yazılım ve donanım tedariki

turkish designers:

turkishdesigners@gmail.com
tasarım örnekleri :
designers2
designers







Google Groups
turkish designers
Browse Archives at groups.google.com